Hoca mı? Hoca değil; ama hocalar kadar ilmi var… Elinden öpülecek gerçek âlim. Çağı değil çağın ötesini yakalamış insan EMİNOĞLU. Ama ne çare ki onu anlayan, anlayabilen çıkacak mı? Tabi onu anlaması gerekenler anladı mı? Önemli olan o. Ben anlamışım ne çıkar. Sadece hürmet ediyorum. Kısıtlı imkanlarımla ne yapabilirim ki. Evet, o kendine has orijinal bir insan. Eğer kapılar açılıverseydi önünde Türkiye’yi çağlar ötesine taşıyacak bir insandı. Güler yüzlü, şen kişiliği ile ve kelime oyunlarıyla yaptığı şakaları ile insanlara mutluluk veren EMİNOĞLU… Bir elinde bilgisayar, diğer elinde yazma eser: İşte EMİNOĞLU. Bir yandan NASA’yı takip eder, bir yandan Ayet ve hadislerden çağa gelen mesajları çözmeye çalışır. Mütevazı kişiliği ile ve Konya’ya saklanmışlığı ile kimse onun farkına varmasa da o yarınlarımızın işaretçisi, müjdecisi ve pratik yol göstericisi.

Müslümanların şu ezilmişlikleri içinden nasıl kurtulacaklarını ilimle çözmeye çalışan bir dahi.
Gençlerin onun kapısından ayrılamaması gerekiyor ama o hasta. Aslında her zaman dediği gibi o YEDİ yaşında, genç dinamik, morali bozuk gençlerden daha dinamik amma… Belki bir gün parası olan, imkânı olan ve makam, mevki sahipleri onu tanısaydım diye hayıflanacaklar, hem de ülke adına ama… Birçok insan ondan aldıkları bilgilerle kitap yazıp meşhur oldular. Ondan aldıkları bilgilerle profesör oldular. O ise gönüllerin profesörüdür. Onu bilenler için. Yıllardır o anlattı, ben de ondan dinlediklerimi Gözyaşı Geceleri’nde
ve radyoda insanlara anlattım. Onun mesajlarını milyonlara ulaştırdık.

GÖZYAŞI GECELERİ’nin başta “Kainat Gezisi” “Denge” isimli programlar olmak üzere bir çok
programımızın temelini hocamın fikirleri oluşturmuştur. Hemen hemen tüm programlarımızda da onun fikirlerine yer vermişizdir. Bu müthiş mesajlar toplumu derinden etkilemiştir.

Yaşadığımız çağda insanlığın yaşaması gereken şeyler var. Kur’an ayetlerinde ve Efendimiz sallahu aleyhi vesellemin hadis-i şeriflerinde bildirilen ve bilinmesi zamanı gelmiş bilgiler var. İnsanlar bu çağdan önce bunları anlayamazlardı o yüzden onlar yaşayamazlardı. Ama artık insanların bazı şeyleri anladığı bir zamanda bilinmesi, bulunması ve yaşanması
gereken şeyleri yaşamamız gerekli ki Allah’ın kudretini daha iyi anlayalım ve bundan da en çok sorumlu Müslümanlardır. İşte Eminoğlu bu çağı herkesten önce fark
etmiş bir insandır. Eminoğlu’nu bizler anlayamayız. Onu ancak bilgi sahipleri anlayabilirler.
Doktorlar, kimyacılar, madenciler, uzay bilimciler v. b İdareciler eğer onu anlamış ve tanımış olsalardı şimdi O’nun eserleri en güzel şekilde basılmış ve her tarafa yayılmış olurdu.
Kendisi ile bir baba oğul gibi 20 yılı aşkındır beraberliğimiz oldu. Ondan çok şey öğrendim. Kendisi babasının vasiyeti olarak ilmiyle bu millete hizmet etme aşkıyla dolu bir Bozkırlı…
İnsanlık tarihinin en önemli olaylarının yaşandığı ve nice peygamberlerin vahiyle geldiği ve yaşadığı Ortadoğu’daki kütüphanelerde okumadık kitap bırakmamış Ortadoğu
dillerinin temelini çözmüş, Tevrat ve İncil gibi tüm ilahi kökenli ve Allah eksenli bilgileri taassuptan uzak okumuş ve bu bilgileri insanlık adına kullanmak isteyen birisi Eminoğlu. İmanı da bu yüzden kuvvetli çünkü o çok okuyan çok kültürlü birisi…
Ailesi Eminoğlu için büyük avantaj olmuştur. Çünkü Eminoğlu ailesi büyük âlimler ve veliler ile doludur. Böyle bir ailede büyümenin avantajı ile davası ve idealleri büyük Eminoğlu
ailesinden aldığı heyecanla her zaman genç ve dinamik. Hastalığı onu daraltsa da o hep en sağlıklı insan gibi dinamizmini kaybetmeyen bir iman eri. Eğer ondaki hastalıklar
başkasında olsaydı sadece hastalığını konuşur ve yatardı. Ama çok merakla takip ettiği kainatta gezmeyi ve düşünüp tespitler yapmayı çok seviyor.

Arapçayı ana dilinden daha iyi bilen Eminoğlu ayetleri ve Hadis-i şerifleri okurken ve yorumlarken herkesten daha derinlere inebiliyor ve hepimizi şaşırtan açıklamalar yapıyor.

Kendisini, anlattıklarını, bulduklarını layıkıyla anlayamadığımız ve kendisine yeterince hizmet edemediğimiz için kendisinden özür diliyorum.

Bu satırları okuyanların için de imkânı olanlar var ise onu tanımalarını ve ona hizmet etmelerini istiyorum.

O Ebuzerri’l-Gıfari gibi yalnız yaşayan birisi. Çünkü tabuları yok.Bulduğu yeni bir şeyle yeni şeyler söyleyebilir ve yapabilir. Bu yönü onu toplumda yalnız kalmaya itmiştir. Tabi onun sevenleri çoktur ama sevgi onu yapması gerekenlere götürmüyor. Onu olan sevgi dilerim
onun çağı yakalayan fikirlerinin milletimiz hatta devletimiz tarafından kabul görüp uygulanır.
Hürmetler ve saygılar hocam ellerinizden öperim.

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin