ABDURRAHMAN ÖKSÜZ HOCA

0
178

Mevlânâ Çarşısının en üst katındaki vakfın odasında ilk ziyaretimi yapmıştım. Kim olduğumu sorduğunda Gözyaşı Haşim Akten deyince beni yanına çağırıp oturttu. “Ben de biliyorum ki kişiyi yüzüne karşı övmek iyi değildir. Lakin şunu da söylemeliyim ki Gözyaşı bize bir Allah’ın lütfu oldu” Beni hala ayakta tutan Abdurrahman Öksüz hocamın bu sözleri olmuştur. Mamak cezaevinde 4 yıl nefsimle baş başa kalmış ve bir hiç olduğumu anlamış bir kul olarak bu sözleri bir dua ve bir görev olarak algıladım. Kendisinden radyoya gelerek program yapmasını istedim. Rabbini şikayet ediyormuş gibi utanarak ve gizleyerek kulağıma eğilip “Haşim, kalp rahatsızlığım var gelemem” Peki hocam o zaman Selimiye camii’ndeki vaazlarını yayınlayabilir miyiz? Diye sorunca izin verdi ve biz radyo olarak yıllarca her Cuma Abdurrahman Öksüz hocamın vaazlarını canlı olarak yayınladık. Tabii ki bu vaazların tekrarını da defalarca yayınladık.

Gözyaşı Geceleri’nin ilk programından itibaren istisnalar hariç hiç birini kaçırmadan gelir ve izlerdi. Büyük bir Âlim idi. Alvarlı Efe hazretlerinden ders almış onun manevi mirascılarındandı. O yüzden Gözyaşı Geceleri’nin çekinmeden yapardık. Zira böyle bir âlimin “Devam et Haşim” diyerek büyük manevi desteği vardı.

Özellikle Gözyaşı Geceleri’ni izlemeyenler tarafından gelen eleştirilere karşı yanımda bir kal’a gibi durdu yıllarca. İlmine olan güvencimle yoluma devam ettim.

Ya Rabbi! Hocamızı Cennette âlimlerle birlikte Efendimiz’e komşu eyle. Makamını âli eyle. Şefaat izni verdiklerinden eyle ve bizleri de onun şefaatinden mahrum eyleme.

ABDURRAHMAN ÖKSÜZ HOCA EFENDİMİZİN HAYAT HİKAYESİ, BİYOGRAFİSİ

1929 Yılında Konyanın Akviran Kasabası Çatören köyünde doğdu. 2-3 yaşlarında iken 1932 yılında annesi Elmas hanımı kaybetti. İlk tahsilinin 1 ve 2. sınıflarını Alibeyhüyüğü’nde, 3. 4. ve 5. sınıflarını da Akviran’da bitirdi. Ortaokulu da Konya Karma Ortaokulu’nda okuduktan sonra Lise eğitimini Ticaret Lisesinde alır. Yüksek tahsilini ise İstanbul iktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde yapar. Ardından Askerliğini yedek subay olarak Erzurum’da ifa eder.

Askerlik görevi esnasında devrin büyük velilerinden Muhammed Lütfi Erzurumi Hazretleri ( Alvarlı Efe) ile tanışır ve gönlünü kaptırır. Efe Hazretlerinin teveccühünü kazanır ve ders alır.

1950 yılında askerliğini bitirerek terhis olur, ancak Erzurum’da kalır. Bu arada Erzurum’un meşhur alimlerinden olan Sagıp Danişment Hoca efendiden şer’i ilimler tahsil edip icazet alır. 1956 yılına kadar Muhammed Lütfi Hazretleri’nden tasavvuf ilmini tahsil eder, Hilafet alır.

Efe hazretlerinin 12 Mart 1956′da vefatından sonra, -Hocasının sağlığındaki tavsiyesi üzerine- 1959 yılı eylül ayında Konya’da gezici vaiz olarak göreve başlar. Bir yandan talebelerine ders verip alim yetiştirir, bir yandan da kısıtlı imkanlarla Kur’an Kursu bina edip, binlerce hafız yetişmesine vesile olur. Babası Hacı Mehmed Öksüz efendi 1964 yılında 78 yaşında iken ruhunu hakka teslim eder.

Hoca efendi kendi isteğiyle 1984 yılında emekli olur. Hem fen, hem dini ilimlere, hem de tasavvuf ilimlerine aşina olan Abdurrahman Öksüz hoca efendi hazretleri Konya’ya geldiğinden itibaren hem halkı irşad etti, hem de yüzlerce hafız ve alim yetişmesine vesile oldu. Halen bu kutsal vazifeye devam etmektedir.

Sultan Selim Camiinde 50 sene vaaz ettikten sonra, sağlığının bozulması nedeniyle istemeyerek vaazı bırakmak zorunda kalmıştır. Fahri olarak irşadlarına gücü yettiği nisbette devam etmektedir. İlim ve irfanıyla, tevazu ve güzel ahlakıyla halkın gönlünde taht kuran Abdurrahman Öksüz efendi hazretleri, tasavvufdan kaynaklanan büyük bir olgunluğa ve hoş görüye sahiptir. Konya halkının gönlünde taht kuran hoca efendimiz evli ve dört çocuk babası olup, çocuklarının hepsini evlendirmiştir.

Cenabı Hak dünyada da ahirette de bizi ondan ayırmasın, himmet ve şefaatlarına nail eylesin, Amin.

Vefat.tarihi: 19.12.2015 – Saat: 13.00’de. Konya Tıp Fakültesi Kardiyoloji Yoğun Bakım. Meram/KONYA

Konyamızın Gülü

Alvarlı Efe Hazretleri’nin bize hediyesi,
Onun güzide bir talebesi ve de halifesi,
Allah(cc) Rızası için bütün çaba, gayesi,
Rasul’ün varisidir Abdurrahman Hocam.

Ne siyaset, ne de dünyalık değildir işi,
Gayet ihlaslıdır, Allah(cc) dostu bir kişi,
Mest eder ihvanları daim, „Allah“ deyişi,
Konya’mızın nadide bir gülüdür Hocam.

Ömrünü Mevla’ya adamış, bir Allah eri,
Ebubekir vakfıdır, onun mekanı ve yeri,
Sultan Selim de vaaz eder, cuma günleri,
Gönlümüzün neşesi Abdurrahman Hoca.

Meleklerin ziyaret ettiği, nurlu meclisler,
Herkes orada bir ağızdan Allah’ı zikreder,
Bu Cennet Bahçesine girenler şükreder,
Mürşid-i Kamildir Abdurrahman Hocam.

Nefsimizin terbiyesidir gayesi, asıl muradı,
Ebedi kurtuluşun reçetesi, diğer bir adı,
Dervişlerin manevi rehberi, kolu ve kanadı,
Muhabbetimizin kaynağıdır Hocamız.

Hastalıkta ve sağlıkta, hiç boş durmaz,
Allah(cc) Rızası için, o hiç yorulmaz,
Ehl-i Sünnet yolundan asla ayrılmaz,
Sultanımızdır Abdurrahman Hocamız.

Gel sen de tevbe eyle, Allah(cc)’ın kulu,
Rabbim nasip etmiş sana, bu güzel yolu,
Mevla’mın rızası, Rasul’ün de komşuluğu,
Yol mezarda bitmiyor, unutma asla bunu.

Ebubekir Muhammed Lokman

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin